google-site-verification=XtKKqRbJ9gM24tDGa91M0fp6DO8xwwqhZOI4iSwZUMk Mylife Psikolojik Danismanlik ve Koçluk - Psikolog, Pedagog, Terapist
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/mylifepsikoloji
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905447243650
  • https://www.twitter.com/mylifepsikoloji
  • https://www.instagram.com/mylifepsikoloji
Üyelik Girişi
Ziyaretçiler
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret1113747
Ürün ve Hizmetler
Site Haritası
Anket
Hangi Koçluk Hizmetine İhtiyaç Duyuyorsunuz?
Takvim
Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem Culfa 0532 158 35 55
ekremculfa@gmail.com
Mutlu Çiftlerin Düşmanlarını Tanıyalım
31/01/2022
Mutlu Çiftlerin Düşmanlarını Tanıyalım

Günümüzde herkesin hayalinde mutlu ve sağlıklı bir ilişki yaşamak vardır fakat pek çok kişi birlikteliklerde zaman zaman sorunlar yaşar, yaşadığı sorunların sebeplerini bulamaz ve çıkmaza girebilir. Bu durum hem çifti umutsuzluğa düşürüp hem de ilişkilerini sekteye uğratmaktadır.

Çiftler yorulmakta ve farkında olmadan birbirlerine ve ilişkilerine gereksiz yere zarar verebilmekteler. Hal böyle olunca, her ilişkide yaşanabilen fakat kaçınılması gereken, evliliğin azılı düşmanlarını tartışmaya ifşa ettim, işte size çarpıcı başlıklar ve detaylar:

1- Gelin-Kaynana Sendromuna Aman Dikkat!

Evliliği olumsuz yönde etkileyen nedenlerin başında gelin-kaynana sorunu geliyor ve bu sorun çiftin evlilik hayatını zannettiklerinden çok daha fazla etkiliyor. Bunun en büyük nedeni ön yargılı ve güç savaşlı olunması. Ülkemizde depresyona girip terapiste giden kadınların %70’i kayınvalide-gelin çatışmasından dolayı şikâyetçi oluyor. Bu konuda kadınların yaptığı en büyük yanlışların başında kayınvalide ile sözlü münakaşaya girmek, düşman olmak, irtibatı azaltmak ve eşe bu konuda baskı yapmak geliyor. Fakat bunların hiç biri çözüm olmuyor, aksine, kayınvalideyi tanıyıp doğru adımlar atmak, çiftin sağlığından olmaması, birbirlerinden nefret etmemesi ve evliliklerini bitme noktasına kadar getirmemesi için yapılması gereken en doğru davranış gibi görünüyor.

2-Yatağınızı Ayırmayın, Cinsel Yaşamı Cezalandırmaya Kurban Etmeyin…

Haz ve mutluluk kaynağı olan cinsel yaşamın cezalandırmaya kurban edilmemesi gerekiyor. Duygusal, fiziksel ya da cinsel anlamda kırılan kadınların öçlerini almak için eşlerine uyguladıkları bir numaralı cezalardan biri olan yatakta soğuk davranma, evliliği bitiren nedenlerin arasında ikinci sırada yer alıyor. Birçok kadın bu kısıtlamayı yatağını ayırmadan yaparken birçoğu da dozajı artırarak ayrı odalarda yatma cezası verebiliyor. Kadın bu kısıtlamayı getirirken, kendini de cezalandırdığını unutuyor. Doğası gereği her insan kızgınlıktan kaynaklanan aksamalar yaşandığı zaman, partnerinin artık kendisini istemediğini düşünebilir. Bu da olası tartışmaların habercisidir. Çünkü cezalandırmak için bir kereye mahsus yapılan cinsel kısıtlama eylemi, zamanla alışkanlık haline gelebiliyor. Bu nedenle çiftin cinsel kısıtlamanın evliliklerin kaçınılmaz sona gelmesi için ortam hazırladığını unutmaması gerekiyor. Ayrıca erkeklerin içlerindeki sevgiyle ve kadınsı yönle bağlantıya geçme ve bunu partnerlerine ifade etme yollarından biri sekstir. Kadınların bundan yakınmak yerine, bu farkı algılayıp erkeklerin kalplerinin kilidini seksle açmalarında fayda var. Çünkü ‘sevmek’ belki bir şeydir ama ‘sevildiğini bilmek ve hissetmek’ çok şeydir, büyük bir zenginliktir.

3- Aranızdaki Heyecanın Bitmesine Müsaade Etmeyin…

Çiftlerin evlilik ilişkisinde heyecanın bitmemesi için ellerinden geleni yapmaları gerekiyor. Çok büyük aşk yaşanarak başlayan ilişkinin monotonlaşması ve cinsel arzunun yerini cinsel isteksizliğin alması evliliğin bitmesine yol açan nedenlerden üçüncüsü olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumda çiftlerin yaptığı en büyük yanlış durumu kabullenmek oluyor. Bunun yerine çiftin ilişkideki huzuru kaybetmemek için çaba sarf etmesi, küçük sürprizlerle evliliğe hareket getirmesi ve birbirlerine daha çok zaman ayırması için ortak sosyal faaliyetlerde bulunması gerekiyor. Şaşırtmak ise bu süreçte yapılması gereken en önemli davranış gibi görünüyor. Ayrıca sevginin bir ateş olduğunu, ateşin sönmemesi için sürekli beslenmesi yani ilgilenilmesi gerektiğini, aksi takdirde ateşin külleneceğini ve küllenen ateşin alevlenmesinin çok zor olduğunu hiç unutmamak gerekiyor.

4- Şiddet Olduğunda Terapi Almak Şart…

Şiddet sözün bitti yerdir ve insan hakları ihlalidir. Kadının kendisine ve kişiliğine karşı yapılan saldırı boşanma nedenleri arasında dördüncü sırada yer alıyor. Direk boşanma sebebi olan şiddeti önleyebilmek için çiftin bir evlilik terapistine giderek yardım alması tavsiye edilmektedir.

5-Ayrılma Ve Boşanma Kelimelerini Ağıza Sakız Yapmamak Gerekiyor…

Ayrılma ve boşanma kelimelerinin ağza sakız yapılmaması gerekiyor. Evliliklerin sonlandırılmasının bir diğer nedeni de ‘Bitti!’, ‘Ayrılalım!’, ‘Boşanalım!’ gibi kelimelerinin ağızdan hiç düşürülmemesidir. Nasıl ki bir şeyin 40 defa söylenince gerçekleşeceğine inanılıyorsa, devamlı ayrılık laflarını kullanmak da ayrılık getirebiliyor. Her tartışmanın sonuna ayrılık cümlelerini eklemek, çiftin bilinçdışında yer ederek kendilerini ayrılığa odaklamalarına yol açabilir. Bu nedenle çiftin enerjisini ilişkiyi bitirmek yerine sorunun üstesinden gelebilmek adına kullanmalarında fayda var.

6-İletişim Sanatı Zamanla Öğrenilebiliyor…
 

İletişim bir sanattır ve bu sanat zamanla öğrenilebiliyor. Hemen hemen her çift konuşamamaktan yakınır ve evliliği bitiren sebeplerin başında iletişim sorunları gelir. Oysa iletişim hayatı devam ettirebilmek için su içme kadar gerekli olan bir eylemdir. Çünkü iletişim ilişkinin sağlam temellerini oluşturmaya yarayan en büyük etmendir. Evliliklerde yaşanan iletişim sorunları çiftin birbirini ve ilişkisini çevresindekilerle kıyaslaması, birbirinin sözünü kesmesi ya da yüksek sesle partnerini bastırmaya çalışması ve genelleme yapmasıdır. Son zamanların en çok kullanılan cümlelerinden biri olan ‘Konuşacak bir şey bulamıyorum!’ cümlesi bu açıdan çok manidardır. Çift aklına gelebilecek her şeyi birbiriyle paylaşmalıdır, böylece aralarındaki bağ güçlenecektir. Unutmayın ki, paylaşmak güzeldir!


7- Sorumluluktan Kaçmak Yerine Sorumluluk Almak Gerekiyor…

Evlilik ilişkisinde sorumluluktan kaçmak yerine sorumluluk almak gerekiyor. Özellikle çalışan çiftlerin karşılaştıkları zorluklardan biri de evlilik yükünün tek tarafa yüklenmesidir. Ev işleri, çocuk bakımı, alışveriş ya da fatura ödemelerinin tek tarafa yüklenmesi kişiyi aşırı strese sokuyor ve öfkelendiriyor. Bu da evliliğe yansıyor ve evlilik bağının kopmasına neden olabiliyor. Burada yapılması gereken, kadın erkek ayrımı yapmaksızın yapılacak işleri ortaklaşa yapmak olmalıdır.

8- İnatlaşma Konusunda İnatçı Olmamak Gerekiyor…

İnatlaşma konusunda inat olmamak gerekiyor. Kişinin kendi hâkimiyetini kabul ettirebilmek için inatlaşma adı altında karşı tarafa baskı kurması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu da çiftin birbirinden soğumasına neden olan ve ilgisizliğin ortaya çıkmasına yol açan bir harekettir. Bu durum evin içerisinde savaş çıkmasına neden olacağı gibi evliliğin sekizinci önemli düşmanıdır. Oysaki evliliklerde zaman zaman kadının zaman zaman ise erkeğin sözü geçmelidir.

9-Kıskançlık Baharat Gibidir, Azı Karar, Çoğu Zarardır…

Kıskançlık baharat gibidir, azı karar, çoğu zarardır. Sahip olduğunu kaybetme korkusuyla açığa çıkan kıskançlık duygusu patolojik olabiliyor, evlilikleri ve çiftin ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Kıskançlık kişinin içinde barındırdığı bir duyguyla ortaya çıkabildiği gibi, eşin düşüncesizce yaptığı eylem sonucu da gelişebiliyor. Patolojik kıskançlık nedeniyle kişi, kuşkucu davranarak eşini evden ve kendisinden soğutabiliyor, savunmaya geçen eşle ciddi tartışmalara girebiliyor ve evliliğini bitme noktasına getirebiliyor. Bu durumda yapılması gereken şey sakin, sabırlı, açık ve net olmak gibi görünüyor. Oysa kıskançlık bir baharat gibidir, nasıl ki baharatın azı yemeğe tat verir, fazlası yemeği yenemez hale getirirse, kıskançlıkta dozunda ilişkiyi sıcak tutar, dozu aşılınca soğutur.

10-Aldatma Bir Yol Kazasıdır…

Bir yol kazası olan aldatma evliliği bitiren sebeplerin başında geliyor. Aldatma meydana geldiğinde misilleme yapmak, duyguları bastırmak, yüze vurmak ve ayrıntılara dalmak yerine ‘Aldatılmak bana neyi öğretti?’ diye sorabilmek ve bir evlilik terapistinden yardım almak en bilgece yaklaşım olacaktır.

Eğer ilişkinizde, ailenizde veya evliliğinizde herhangi ciddi bir sorun yaşıyorsanız, profesyonel destek almanız gerekiyor. Eğer "Saldım çayıra, Allah kayıra" derseniz başta kendimizin tevekkül anlayışına ve ilişkinizin istikbaline amatörce davranarak büyük zarar vermiş olursunuz. Sorularınız için bana whatsapp +905447243650 hattımdan yazabilir veya arayabilirsiniz.


281 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TRAFİKTE ÖFKE KONTROL VE AGRESYON SORUNU, NEDEN OLUR? ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELERDİR? - 05/07/2024
Ülkemizde ve dünya genelinde trafikte yaşanan öfke patlamaları, agresyon sorunları, tehlikeli hız tutkusu, güç savaşları ve kavgalar önemli sorunlardır.
BİRİNİN BANA AŞIK 😍 OLARAK EVLENMESİNİ İSTİYORUM, GERÇEK SEVGİ,SAMİMİ,DÜRÜST BİRİ NASIL BULUR BENİ? - 05/07/2024
Anlıyorum, mutlu bir evlilik arzuluyor olmanız oldukça doğal. Ancak gerçek sevgi ve samimi bir ilişki için bazı öncelikler olduğunu söyleyebilirim:
ÇOCUKLARIN YAZ KURAN KURSU’NA GİTMESİNİN PSİKOLOJİK KAZANIMLARI NELERDİR? - 02/07/2024
Çocukların yaz Kur'an kursuna gitmesinin çeşitli kazanımları olabilir: *Psikolojik Kazanımlar*: - Maneviyat ve dini inançlarını güçlendirebilir, iç huzur ve tatmin sağlayabilir. - Aidiyet hissi ve kimlik gelişimine katkı sağlayabilir.
SORU CEVAP ÖRNEKLERİ - 01/07/2024
Soru: Benim kocam bana hiç ilgi göstermiyor. Kocamın bana ilgi göstermesi için yapmam gerekenler ve yapmamam gerekenler nelerdir?
POZİTİF PSİKOLOJİ KOÇLUĞU EĞİTİMİ ALMANIN BİREYLERE, PSİKOLOGLARA, YAŞAM KOÇLARINA, AİLE EVLİLİK ÇİF - 30/06/2024
Pozitif Psikoloji Koçluğu Eğitimi Almanın Bireylere, Psikologlara, Yaşam Koçlarına, Aile Evlilik Çift Terapistlerine, Öğretmenlere ve Kişisel Gelişimle İlgilenenlere Faydaları Nelerdir? Öncelikle "Pozitif Psikoloji Koçluğu Nedir?"
Which PERSONAL DEVELOPMENT SEMINARS Do People Need More Today? - 24/06/2024
Which PERSONAL DEVELOPMENT SEMINARS Do People Need More Today? Today, we can list the personal development seminars that people need the most as follows:
Günümüzde İnsanlar Daha Çok Hangi KİŞİSEL GELİŞİM SEMİNERLERİNE İhtiyaç Duyuyor? - 24/06/2024
Günümüzde İnsanlar Daha Çok Hangi KİŞİSEL GELİŞİM SEMİNERLERİNE İhtiyaç Duyuyor? Günümüzde insanların en çok ihtiyaç duyduğu kişisel gelişim seminerlerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Psikologlar, Pedagoglar, Psikolojik Danışmanlar, Psikoterapistler, Tıp Doktorları, Sosyal Hizmet Uzm - 22/06/2024
Psikologlar, Pedagoglar, Psikolojik Danışmanlar, Psikoterapistler, Tıp Doktorları, Sosyal Hizmet Uzmanları, Sosyologlar, Çocuk Gelişim Uzmanları, İlişki Uzmanları Aile Danışmanlığı Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?
Tabiatta Pozitif Psikoloji Koçluk Atölyeleri Yapmanın Faydaları Belerdir? - 21/06/2024
Tabiatta Pozitif Psikoloji Koçluk Atölyelerinin faydaları aşağıdaki gibidir:
 Devamı